Egeden Karadeniz'e Kısa Yolculuk.
Sevgili Dostlarım;
Bildiğiniz gibi evlilik sonrası buralara çok fazla uğrayamaz oldum, malumunuz ilgi alanlarımızda değişiklik, vakit daralması, artan sorumluluklar sonrası velhasıl yazılara ara vermiştim.
Tipik bir ev hanımı değil ama ikisinin ortası olarak 9.ayımda nerdeyse tam anlamıyla rutine alışmış olarak buralardayım, vaktim zamanım keyifli geçiyor.
*yayla havası kızkardeşlerimle*Seyahatler, gökyüzü altında vakit geçirmeler de devam. Her dışarı çıkışlar keyfi olması ise bu durumun güzelliği, zorunluluklardan zira hoşlanmıyorum.
Pandemi sonrası bir rahatlık geldi hepimize, aman bir kere geliyoruz dünyaya, o kadar kasamam yapamam diye diye:)
*dağ çileği*
*sal beni sevdiğim benim toprağa karışmam lazım diyerek uzanmışım*
*yayla -bektaş . karşısı kümbet imiş*
*ordu boztepe*
*bundanım olsun mu birtane diyerek mevayı çekmişim*
*helvacı kemal ile çikolatalı irmik tatlısı*
Geçtiğimiz 3 ay da neler oldu bir not edelim hatıra defterimize, sonrasında da Giresun macerasından bahsedelim.
- Şubat ayında hamile olduğumu öğrendim, çok geçmeden 7 haftada bebeğin içimde yaşamının sonlandığını öğrendim, ramazan bayramı bu şekilde geldi geçti.. Ramazan bayramında 4 günlük bir istanbul seyahati akabinde bayramda 3 günlük Muğla güzelliği keyfimizi, ruhumuzu temizledi, yenilendik de döndük. Nisan sonu deniz sezonu değildi ama sıcak ısıtıyordu özlediğim sokaklarda bulunmak inanılmaz huzurluydu. öğrencilik yaşamım canladı gözümün önünde.
Sonrasında Almanca kursuna başladım, Amerika vizesine randevu aldık, pasaport yeniledik, illustrator öğrenmeye başladım, kurslar devam ediyor bugünlerde, gelecek için var hedeflerimiz şimdiden çalışmak gerekir işte:)
Ve Kurban Bayramı furyası. 10 gün uzunca bir tatil gözümde büyüyordu İzmir- Giresun 20 saat yol. Bir yandan da o bölgeye şahsi aracımızla ilk defa seyahate çıkacaktık, 1 valiz + bakımları yapılmış araçla yola devam dedik, uzun yol şöförü hiç olmadıgının farkında vardım, hala gözümün önünden eds ler ikaz lambaları - sınır tabelaları geçiyor.
Tam 20 saatin sonunda hedefe köye varmıştık, yeni gelin köye hoşgeldin:)
böyle şey gibi yabancı gelin gibi, aksan -kültür- yaşam her şey farklı.
şükür ki sorunsuz geri dönüş yapıldı laf söz işitmeden:) yavrum Sen Karşıyakalı'sın ben sana laf ederler mi? saygı sonsuz maşallah..
İlk gün müthiş yorgun cumartesi akşamı. pazar gününe planı çoktan yapmışlardı bile.
-bektaş yaylası, Göksu travertenleri, mavi , Giresun kalesi, bulancak çarşısı, köy pazarı..
saymakla bitmeyen duraklar:))
sabah kahvaltı sonrası başlayan yolculugumuzda sanıyorum ki böyle 3-5 yere uğrar sonra yeşilliklerde piknik yaparız, böyle yerlerde hiç plan yapmamak daha doğru imiş, misafirliğini bil, insanlara güven anı yaşa, tadını hisset..
-mineralli su tadımı, Göksu traverten, köy pazarı derken saat 17.00 e yaylaya anca düştük, dede ocağı gördük vs, gözünün alabildiği yeşillik ve oksijen. orada hissettiğim ruhumun bedenime fazla geldiği, ciğerlerime kalan dolan oksijen beni gökyüzüne çıkartmıştı o gün.
hafif korku hissiyatı ile küçük cocuk gibi eve dönme istediği ile sürekli ne zaman gitcez napcaz diye soruşlarım. yayladan aşağıda orman içinde ateş ile saç yaktık birde ateş ile, güzel zaman geçirdik ailecek.
yeniden teşekkür ederim böyle bir ana bizi de davet ettikleri için.
-lütfen dönelim saat 21.00 hava karardı yollar kötü derken, eve vardığımızda saat 23.00 idi. zamanın nasıl geçtiğini hala anlamıyorum, yattığımız yeri beğenmiştik ama:)
esas bomba ertesi gün, köye anne evine kahvaltı, şehirden 30-40 km yukarı, topla valizleri yeniden, alacaklarını al ve çık. ben sanıyorum ki bir daha şehre inmeyiz heralde.
öyle güzel ki dağın eteğinde 3 katlı bir ev, dayalı döşeli, kendi evim olsa bu kadar huzurlu olurdum gibime geliyor. hemen yerleşiverdim kıyafetler askılar:)
önünde kocaman fındık bahçesi.
özlüyorum sadece kuş seslerinin olduğu balkonu, sabah büyük bardak kahveyi, tatlı suyunu, kahkahalarımızı. okey oynamamızı. birlikte hazırladığımız kahvaltıları.
adetler yöreler kültür izmire göre o kadar farklı ki, gelin kızım sen izmirin neresinden. tatile gidiyonuz mu sıcak mı? anen baban ne iş yapar sağlar mı derken, sohbet sarmıştı bile:) fındıklı krema, fındıklı baklava, fındıklı kek, derken herseyde fındık görüveriyorduk .
salı günü arefe, insanlar kurbanlıklarını alır bayrama hazırlanır. gelin kızın aklı gezmelerde.
kendimizi Ordu'ya atıverdik, 1 saat sonrası Boztepe deyiz, neden bilmiyorum, bizim aşk hikayemiz orduda başladı ve ordu benim için hep özel olarak kalacak.
Boztepe muhteşem manzara sonrası şehir merkezi de renkliydi epey. sanki ege de bir çarşıda yürür gibi hissetmiştim. Eşimin üniversiteden arkadaşları ile orda buluştuk ve sonrası dönüşe geçtik, ailecek mangal yakarak sohbetin belini kırdık, duygunun bende bir seviyesi vardır boyum kadar olmuştu bence, o denli güzel..
Bayram sabahı geldi çattı, 4.30 da uyandım, gereksiz bir ağlama sardı beni, evimden kendi annem babamdan uzak olmanın acısı bir an geliverdi işe. sabah namazı vs. ama ben hala sessizce uyanık kahve yudumluyorum, gün kahvaltı sonrası bol aile ziyaretleri, mezar ziyaretleri ile geçti. duygu durumum o gün karıştı, sanırım özlem duygusu içten içe beni bastırıyordu gidelim demeye başlamıştım 4.günde.
-bayramın 2. günü dağın eteğindeki bahçeyi görmeye gittik kayınpederimle birlikte, ilkokulda öğrendiğim karadenizde dağlar denize paralel cümlesini işte o gün doğrulamıştım bu ne. bu ne dik yamaç siz buradan nasıl fındık topluyorsunuz. gördüğüm yeşilin en güzel sonu, oksijen en temiz hali.
bence cennetin diğer tanımı orasıydı. hafif ıslak çiğ yağıyor ama tüm zerren oksijen kaplamış..
-artık dönüş vakti gelmişti, sonlardan hoşlanmasamda tatilin vakti dolmuştu orada. o akşam izmire dönüşe geçmiştik.
Giresun hep seveceğim özleyeceğim anımsayacağım seni, güzel doğanda hep özel kal. 10 derece havadan izmir 35 dereceye temmuz ayında dönüyoruz.
sıcakta son 1 haftada ne uyuyabiliyoruz ne huzurla iş sonrası vakit geçirebiliyoruz. Sıcağın bu kadar insan yaşamını etkileyebileceğini düşünmemiştim,
Alışmak zaman alacak seyahat sonrası.
Yolcukluklara açığız ancak beyin göçü ve ruh değişimlerine alışık değiliz. ETKİLENİYORUZ.
Sıra zamanda Amerika, Almanya ve Kanada ve bazı fikirlerimiz var, eğitim her zaman devam. Taze beyin ile bakalım sonraki atağımız neler olacak.
Sağlığımız yerinde olunca, her şey mümkün. sevgiler.













Comments
Post a Comment