2020 Bitmeden Son Demlerim... Nereye Kaçılır Ki.
2020'den tertemiz kurtuluyor muyuz hep birlikte?
Sokağa çıkma yasakları hala devam ederken, özgürlüğümüze tam anlamıyla kavuşamamışken.
Sahi ne diliyorsunuz yeni yıldan? Yeni olan her şey ilgi çeker, haz verir, heyecan uyandırır ya. İçinizde o heyecanı yaşıyor musunuz?
Öf Alev sende ne çok soru sordun bugün. Şahsım adına yanıt vereyim, zerre heyecanım yok içimde.
Sadece ayaklarımın daha sağlam yere basmasını, ,insanlara yürekten güvenmeyi ve sevmeyi özledim.
Çünkü sevgimi gösteremiyorum sarılamıyorum göremiyorum. Güvenemiyorum.
eksik kalıyor çoğu şey hayatta...
Umudum olurda beni yola getirirse, modumu da düzelteceğim bir gün. Şimdilik akıştayız izliyoruz, yazıyoruz, kötü karar vermemek adına olabildiğince sosyal çevremizle görüşürken dikkat ediyoruz.
biliyorum bunu sadece ben yaşamıyorum, çoğu kişi aynı psikolojide. Lüks kelimesinin anlamı bile değişti insanlarda...
Hadi geçelim bunları da sizi biraz kafanızı dinleyeceğiniz, sakin, sadece yeşilliğin ve dümdüz ovanın olduğu bir yere götüreyim..
Ben aslen İzmir Karşıyaka'lıyım ancak çoğu akrabam Foça, Helvacı, Bağ arası kısmında yayılmış durumda. İşte baba tarafından da bize bir hayır dokundu, sağ olsunlar sürüsüne bereket boş arazi.. Toprak ve gökyüzü var işte insan yok. Sonrası devlet Bu alanların bulunduğu yere İzmir- İstanbul otobanını yerleştirmeyi planlıyor ve parsel parsel çoğu yer satılıyor yada devrediliyor. İşte yıllar sonra, görüyoruz ki alana konteyner koyan , ekip biçmeye başlıyor:)
Ve bizde tanımadığımız akrabalarımızı tanımaya başlıyoruz.:) Bağırganlar dediğinizde bu civarda tanımayan yoktur. Diyorum paşa torunuyum diye ama inanan yok:)
Neyse velhasıl bizdekiler de küçük bir konteyner koyuyor 2 dönümlük alana, biraz biraz ekmeye , doğa havası almak, hafta sonları kaçmak için Buraya gelmeye başlıyoruz. 2020 itibariyle bu yıl 4. yıl oldu. Oraya hala elektrik almadık. Babam ilkel yaşamanın ne demek olduğunu burada görmemiz için, bazı şeyleri özellikle eksik tutuyor. Mesela 6 lı bardak takımı yok, giyebileceğin terlik, havlu yok. Yada el kremi yok. Bir divan var. Soba var. Battaniye var. Süpürge var gibi gibi..
Son 4 yılda hayatımda eksik olan bazı şeylere , burası sayesinde çokta önem vermemeye başladım.
O yüzden eskiden olsa, ihtiyacım olan bir şeye ulaşamadığımda günlerce ağlayan, hırs yapan insan, artık çokta umursamıyor. Üzülmüyor , alışmayı öğreniyor. Eminim daha çok şey var öğreneceğim.
Mesela bu son gidişim.
25/12- 28/12.- 3 gün Tek başıma terapi tatili diyelim buna..
Normal şartlarda şampuan tarak krem parfüm, makyaj malzemeleri vs vs taşımam gerekirken..
2 kazak, 2 tayt, 2 çorap ve dış macunum ile minik çanta hazırladım..
Fazla bile geldi diyebilirim.. Minimal yaşamdan kastım sahiden 3 gün bu şekilde yaşanır mı , yağmurda ıslansam hasta olur muyum, tanımadığım hayvanları sevsem ısırır mı korkusu demeden. Tamamen önyargıları düşünceleri silerek ilerledim.. Dizimde tanımadığım bir köpeğin uyuduğuna şahit oldum. 30 koyunun sözümü dinlediğini fark ettim.. Bir başıma böyle bomboş sayılabilecek alanda yaşayabileceğimi deneyimledim.
Sadece iyi niyetin ile evreni yönetebileceğini biliyor musun?
Kulak vermelisin hissiyatına, garip gelmesin bu dediklerim, dinle kendini. Yol ver hayatına nerede kendini huzurlu ve mutlu hissediyorsan..
Ve evet 1 göz odada aşırı yağmurda, 3 gün geçirdim. Kendimi çokça dinledim ve aldığım kararları uygulamak için kendime sabır ve sağlık diledim..
Umarım dönüşüm iyi gelir bedenime ve ruhuma. Uzun vadede çevreme de..
Vaktim yeşil ot toplamakla, bisiklet sürmek, kitap okumakla geçti. Evet gerekiyormuş insana, yanlız başına çekip gitmesi, iç sesini dinlemesi. değerlendirmesi ve çözemediği sorunlar için göz yaşı dökmesi. Vaktiydi yıl sonunda bu an benim içinde..
Sahi siz olsanız neler yapardınız böyle bir yerde bir başınıza? Geç kalmayın sizde kaçacak yerler bulun ama önemli olan sadece tek başınıza olmanız. ve bunun için vakit yaratmanız. Gerisi çorap söküğü..
2021 Sağlıkla ve Huzurla gel, Gerisini Biz hallederiz...










Comments
Post a Comment